Ana sayfa KÖŞE YAZARLARI KONUMUZ YİNE EYNESİL

    KONUMUZ YİNE EYNESİL

    5
    0

    2001 yılının başlarında okuduğum Faruk Sümer’in Tirebolu Tarihi
    kitabından, 1515 tarihli tahrir defterinde, Görele’nin Akçaabat’a bağlı
    bir kasaba, Eynesi’nin de Kürtün’e bağlı bir köy olduğu yazıyordu.
    O tarihlerde Görele, kale merkez olmak üzere, hemen hemen bu günkü Eynesil’dir.
    Bu bilgiler ışığında düşündüğümde, Eynesi köyünün, iç içe bulunduğu
    Görele kasabası yerine, Görele’ye göre oldukça uzakta bulunan Kürtüne
    bağlı olması akla uygun gelmiyordu.
    O günden sonra, adı geçen tahrir defterindeki Eynesi ile bu günkü Eynesil’in aynı yer olmaya bileceğini düşünmeye başladım.
    Bu konularda sohbet ettiğim Niksarlı Felsefe öğretmeni Muharrem
    Kulaksız’dan, Niksar’a bağlı Yeşilkaya köyünün eski adının Eynesür
    olduğunu öğrendim.
    Yeşilkaya köylüleri, bugünkü köylerine 150 yıl önce, Eynesil’den geldiklerin i söylüyorlarmış…
    Daha sonra internette bu köyün sitesini bulup incelediğimde,
    Muharrem Kulaksız’ın verdiği bilgilerin doğru olduğunu gördüm.

    Sitedeki bilgilerden bu köyde yaşayan ailelerin lakapların
    incelediğimde, birçoğunun Eynesil ve Görele’deki ailelerle akraba olduğu
    görülüyordu.
    Bir sohbet sırasında Ramazan Öztürk de, Eynesür
    Köyünün ortasında “Çepni Çeşmesi” varmış, bunu bir toplantıda
    tanıştığınım Eynesür Köyünden bir arkadaştan duydum, dedi.
    O köylüler kendilerinin Eynesil’den göçme olduklarını biliyorlarmış.
    Bu konuları konuşurken, o zamanlar birlikte çalıştığım Doğankent’li
    coğrafya öğretmeni İsmail Âlim, yaylalarına yakın Eynesi Burnu ve
    Eynesi mezarlığından geçerek gittiklerini söylüyordu…
    İsmail Âlim’in verdiği bu bilgiler bana göre oldukça ilginçti.
    Yaz gelmesini beklemeden, İsmail Âlim’le birlikte adı geçen yerleri görmeye gittim.
    Dedikleri doğruydu…
    Önce Eynesi Burnu denğen yeri gezdik; bize yardımcı olmaya çalışan çobandan başka bir aile yoktu…
    Mezarlık ise, oldukça büyüktü; gezerken çok dikkat etmeme karşın yazılı herhangi bir taşa rastlayamadım.
    Bize yardımcı olmaya çalışan çobana sorduğumda, yazılı taşların
    zaman zaman yerlerinden sökülerek dere yatağına aşağı yuvarlandığını
    söyledi.
    Bu söylenenler ne kadar doğruydu bilemiyorum.
    Doğrusunu isterseniz bana fazla inandırıcı gelmedi…
    Eynesi Burnu denen yerin aşağılarında akan derenin adı Ay(ı) Deresi’ymiş…
    Daha sonra Eynesi Burnunun karşılarında ki Atkoyağı, Topucak gibi obaların Çürük Eynesil Köyüne ait olduğunu öğrendim.
    Akla Eynesi Mezarlığının bu obalara ait olabileceği gelse de,
    aradaki uzaklık ve ulaşımın zorluğu hesaba katıldığında bu olasılığın
    düşük olduğu oldukça açıktı…
    Bu mezarlığa Eynesi Mezarlığı
    deniyordu ama görüştüğüm insanlar kimlerin mezarlığı olduğu hakkıda
    fazla bir şey bilmiyorlardı.
    Bir şeyler öğrenebilmek için bir süre yayla yapmam gerekiyordu ama zamanımız yoktu.
    Konu o günlerde öylece kalır gibi oldu…

    BİR CEVAP BIRAK

    Lütfen yorumunuzu yazınız
    Lütfen isminizi yazınız