Ana sayfa KÖŞE YAZARLARI ORMAN YANGINLARINI ÖNLEYELİM

    ORMAN YANGINLARINI ÖNLEYELİM

    3
    0

    Ülkemizde gün geçtikçe toplumsal yaşamada bir adım ileri gitmemiz gerekirken ne yazık ki iyice sınıfta kalmaya devam ediyoruz. Hal böyle olunca ormanlarımızda devamlı yanar ve kül olur..Ormanlar dışında çok daha farklı ve önemli değerlerimizi yavaş yavaş kaybederiz ve bu gidişle kaybetmeye de devam ediyoruz, doğrusu çok üzücü.

    Yazın okullar tatil olunca, her ne kadar kene korkusu olsa da aileler sıcak havanın etkisinden birazcık ta olsa kurtulmak, temiz hava almak için piknik alanlarını dolduruyorlar. Keşke kene korkusu olmasaydı da geçmiş yıllarda olduğu gibi yemyeşil çimenlerde ağzımızın tadı ile oturabilseydik. Ama olsun her şeye rağmen doğa ile baş başa olmak, piknikte mangal yakmak, cızır cızır mis kokulu köfteleri pişirmek yine de vazgeçilmez alışkanlığımız ve zevkimizdir.

    Buraya kadar her şey güzel de, ya o köfteler piştikten sonra üzerinde ateş olan mangalı ne yapıyoruz. Bir kenara atıp kendi halinde soğumasını mı bekliyoruz.
    Yoksa yanımızda olan su ile ateşi hemen anında söndürüyor muyuz? Bana kalırsa üzerinde ateş olan mangalın külü sönmüş gibi olsa da yine de risk taşıyor, çoluk çocuk devirebilir ne olur ne olmaz diye mangalın işi bitince üzerine bolca su döküp, ateşin söndüğünden emin olmalıyız diye düşünüyorum.

    Ya içilen sigara izmaritleri: Sönmemiş sigara izmaritlerini doğaya attığımızda hiç mi vicdanımız sızlamaz, hiç mi yangın korkusu gelmez aklımıza. Şu sigarayı içtikten sonra izmariti ne olur iyice söndürüp çöpe atmayı öğrenebilsek. Ama nerede o düşünce kaç kişide var ki. Neresi rastlarsa hoopp izmarit oraya atılır. İşte biz ulus olarak zaten bu tür kötü alışkanlıklarımızdan kaybetmiyor muyuz her şeyi. Ya içildikten sonra çimenlere atılan rakı ve bira şişelerine, meşrubat,su şişelerine ne demeli. Oysa bu cam ve plastik parçalarının güneş ışınlarından doğacak etkisi ile Orman Yangınlarına neden olduğunu hepimiz biliyoruz.

    Yemyeşil ağaçlarımız bir neden olmadan kurumadan insafsızca kesiliyor. Ormanlarımız korunmuyor, milli servetimiz, soluğumuz oksijenimiz yok ediliyor, yanıp kül oluyor. Hatta gayrimenkul yapabilmek için ormanlarımız rant uğruna vicdansızca kasıtlı yakılıyor, yazıklar olsun..

    Yıldırım, kasıt ihmal ve dikkatsizlik nedeniyle çıkan istenmeyen orman yangınlarının % 94 ü insanlardan, % 6 sı afetlerden kaynaklanıyor.

    Lütfen bir yangın gördüğümüz zaman 110 hattını, Orman yangını gördüğümüzde ise 177 alo hattını hemen arayıp haber verelim. Bana kalırsa bu konudaki yetkililerimiz Orman Yangınları ile ilgili zaman zaman eğitim içerikli kurslar ve konferanslar vermeli, bu konularda halkımız aydınlatılmalıdır diye düşünüyorum.

    Batı ülkelerinde ufacık bir canlıyı yok etmemek için yer yerinden oynar, bir çiçeği koparanlara, bir izmarit yere atanlara, çöpleri ulu orta etrafa atanlara, yere tükürenlere ceza uygularlar. Ya biz ulus olarak ne yaparız. Özellikle içtiğimiz meşrubatın kutusunu bile arkamızda gelen aracın zarar görüp göreceğini dahi düşünmeden seyir halindeki arabamızın penceresinin camından hoopp dışarı fırlatırız. Ülkemizde en basiti yediğimiz çekirdeğin kabuğunu yere atmaktan bir numarayız. İşte gelişmiş ülkelerle bizim aramızdaki, çok ufak kültürel ayrıntılar. Bizim ülkemizde ise ne yazık ki umursanmaz bile. Toplum olarak hiç değilse bu tür kural dışı davranışta bulunanları uyarıp doğruyu hatırlatıyor muyuz? İsterseniz deneyiniz, uyardığınız anda teşekkür etmesi gerekirken üstelik küstahça cevaplar alırsınız. Aman Allah belki de suratınıza bir tokat yersiniz aman haberiniz olsun. Yani ne yazık ki ülkemizde toplum olarak çevremizi, doğamızı korumayı, temiz tutmayı, milli ve manevi değerlerimize sahip çıkmayı,sosyal ve kültürel gelişim için kısacası sevgi ve saygıyı henüz yeteri kadar öğrenemedik.

    O halde en acil olarak Ülkemizde tüm bölgelerde bu konular ile ilgili kurslar ve eğitime önem verilmeli. Özellikle son yıllarda kaybettiğimiz okuma alışkanlığı tekrar kazandırılmalı, sık sık her konuda seminer ve konferanslar düzenlenmeli, halkımız aydınlatılmalı, daha bilinçli bir toplum oluşturulmalıdır. İşte o zaman daha sağlıklı nesiller yetişir. Eğitim görmüş ailelerden de eğitimli kuşaklarımız oluşur diye düşünüyorum. İşte o zaman da belki ORMAN YANGINLARI dâhil olmak üzere daha birçok olumsuz yaşanan olayları önleyip, daha sağlıklı, daha kültürlü, disiplinli daha sevgi ve saygı dolu bir insan topluluğu oluşması için lütfen mücadele edelim. Hatta bu tür toplumsal kurallara uymayanlara farklı cezalar uygulanmalıdır. Disiplinli ve kurallara uyan bir toplum istiyorsak eğitim,kurallara uymayanlara da mutlaka ceza uygulanmalı diye düşünüyorum.

    SABİHA SERİN

    BİR CEVAP BIRAK

    Lütfen yorumunuzu yazınız
    Lütfen isminizi yazınız