Ana sayfa SİYASET Babacan yüzde 10 alırsa sandıktan İmamoğlu çıkar

Babacan yüzde 10 alırsa sandıktan İmamoğlu çıkar

21
0

İngiliz
gazetesi Financial Times, eski ekonomi bakanı Ali Babacan ile eski
başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yeni parti kurma girişimlerinin Türkiye siyasetinde yaratacağı olası denklemlerin masaya yatırıldığı bir makale yayımladı.

“Türkiye:
Eski dostları, Recep Tayyip Erdoğan’ın saltanatını tehdit ediyor”
başlıklı makalede, çok sayıda AKP’li kaynağın ve eski partililerin
görüşlerine yer verildi.

“Sadık görünenlerin tek gerekçesi iktidar”

Analizde eski bir üst düzey AK Partili ismin, “Sadık
olduğu düşünülen çok fazla isim var. Fakat onlar sadık değil. Orada
bulunmalarının tek nedeni, Erdoğan’ın iktidarda olması. İktidarı
kaybettiğinde çok yalnız olacak. Bunu idrak ettiğini sanmıyorum” demesi
dikkat çekti. 

“Babacan yüzde 10 alırsa sandıktan İmamoğlu çıkar”

AKP
içinde hâlâ yetkili olduğu belirtilen bir isim ise “Eğer Babacan yüzde
10 oranında oy alırsa biz yüzde 35 alırız ve İmamoğlu cumhurbaşkanı
olur” diye konuştu.

“Davutoğlu sessizlik yeminini bozdu”

Laura
Pitel imzalı Financial Times analizi, Davutoğlu’nun Mayıs 2016’da
başbakanlıktan ayrıldığı tarihteki “Kimse benim ağzımdan sayın
Cumhurbaşkanımız aleyhine tek söz duymadı, duymayacak” sözlerini
hatırlatarak başlıyor.

Financial
Times, ‘kitap kurdu, gözlüklü akademisyen’ diye nitelediği
Davutoğlu’nun üç yıl sonra bu sessizliği bozduğunu belirtiyor; şimdi
Davutoğlu ile Babacan’ın, AKP içinden çıkan iki farklı fraksiyonla
Erdoğan’a meydan okumak için yıl sonundan önce kendi partilerini
kuracağı vurgulanıyor.

Neden yeni parti kuracaklar?

Her
iki kamptan gazeteye konuşan isimler, kendilerini harekete geçiren
gelişmeleri, “Erdoğan’ın muhaliflerine karşı giderek artan baskıcı
taktikleri, sert milliyetçi söylemi, ekonomideki kötü yönetim, hukukun
üstünlüğünün umursanmaması ve Erdoğan’ın kendisine rota değişikliği
yapma telkininde bulunanları dinlemeyi açıkça istememesi” olarak
sıralıyor.

“Şimdi bir şey yapmazsak pişman oluruz”

Üst
düzey bir eski AKP'li, bu eleştirileri dile getirdikleri dönem için
“[Erdoğan’ın] mesajı anlayacağını zannettik. Ama her zaman bahaneler
vardı… Eğer şimdi bir şey yapmazsak, gelecekte pişman olacağız” dedi.

“Kırılmanın etkisi sadece sembolik kalmayabilir”

Financial
Times, “Söz konusu ayrışma sadece AKP saflarında temsil ettiği benzeri
görülmemiş kırılma olarak değil, aynı zamanda Erdoğan’ın ulusal siyasi
sahnedeki 17 yıllık hâkimiyetine verebileceği potansiyel zarar nedeniyle
de önemli” yorumunu yaparken, şöyle devam etti:

“Seçmenlerin
Erdoğan yanlısı ve karşıtı olarak kabaca eşit iki bloka bölündüğü bir
ülkede, mart ayındaki yerel seçimlerde yüzde 52.6 oranında oy alan AKP
ittifakından küçük bir oranı bile koparmak, siyasi manzarayı radikal
biçimde değiştirebilir.”

“Her bir oy değişikliğe yol açabilir”

Haberde,
ANAR araştırma şirketinde 15 yıldır sürdürdüğü müdürlük görevini eylül
başında bırakan İbrahim Uslu’nun da şu yorumunu yer verildi:

“Toplayabilecekleri
her bir oy, iktidar dengesini değiştirebilir. Bu nedenle, bu yeni
partiler Türkiye siyasetindeki en önemli dinamik.”

“Parti içi gerilim neredeyse 10 yıl önce başladı”

Haberde,
ismi verilmeyen eski bakanların verdiği bilgiye dayanarak AK Parti
içindeki gerilimin yaklaşık 10 yıl önce başladığı öne sürülüyor:

“İktidar
partisinin üst kademelerindeki hoşnutsuzluğun uzun bir geçmişi var.
Eski bakanlar, dönemin başbakanının kendilerine dinlemeye isteksiz
olduğunun ve eleştiriye düşmanca yaklaştığının işaretlerinin neredeyse
10 yıl önceden beri mevcut olduğunu söylüyor.

Onlara
göre bu eğilim, Erdoğan liderliğini tehdit eden -2013’te ülkeyi saran
kitlesel protestolar, aynı yıl açılan yolsuzluk soruşturması ve Temmuz
2016’daki şiddetli darbe girişimi gibi- bir dizi meydan okumayla
karşılaştıkça arttı.”Kaynak:www.ulusalpost.com

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi yazınız