Ana sayfa SAĞLIK SİZ DE DİSLEKSİYLE KARŞI KARŞIYA OLABİLİRSİNİZ…

SİZ DE DİSLEKSİYLE KARŞI KARŞIYA OLABİLİRSİNİZ…

16
0

Türkiye’de her 10 çocuktan birinde disleksi görülüyor. Çocuğunuz
yavaş okuyor ve okuduğunu anlamıyorsa, harfleri karıştırıp heceleri
tersten okuyorsa DİKKAT!

SİZ DE DİSLEKSİYLE KARŞI KARŞIYA OLABİLİRSİNİZ…

Son
resmi kayıtlarda Türkiye’de 41 bin 600 çocuğun disleksi tanısı aldığı
saptanmıştır. Resmi olmayan sonuçlara göre ise ülkemizdeki disleksili
çocukların sayısının 120 binin üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Peki,
ülkemizde 10 çocuktan birinde rastlanan; eğitimcilerin ve ailelerin
yeterince bilgi sahibi olmaması sebebiyle farkına varılamayan disleksi
nedir? Özel Eğitim Uzmanı ve Disleksi Merkezi Eğitim Koordinatörü Tuğba
Döner, disleksiye dair farkındalık oluşturacak bilgiler aktardı.

Zekâ
düzeyi normal ya da normalin üzerinde olan çocukların; okuma
becerilerinde sorun yaşaması şeklinde görülen, öğrenme güçlüğü olarak da
bilinen disleksi, genellikle ilkokul birinci sınıf döneminde, okumaya
başlama aşamasında fark edilir. Okuma, anlama ile ilgili zihinsel
süreçlere ilişkin bir farklılık olarak kabul edilen disleksi ile ilgili
altı çizilmesi gereken en önemli nokta zekâ düzeyi ile ilgili bir sorun
olmamasıdır. Herhangi bir mental problemin sonucu olan okuma güçlüğünün
disleksi olarak tanılanmadığı ve dislektik bireylerin yaşadığı öğrenme
güçlüğünün sebebinin öğrenme stillerinin farklı olmasından kaynaklandığı
bilinmelidir.

Özel Eğitim Uzmanı ve Disleksi Merkezi
Eğitim Koordinatörü Tuğba Döner, öğrenme güçlüğünün tedavisinin bireysel
olduğunu, erken tanı ve beraberinde iyi bir eğitimciyle
gerçekleştirilen bireysel çalışmalarla öğrenme güçlüğünü ortadan
kaldırmanın mümkün olduğunu belirtti ve disleksinin tanı aşamalarına
dair bilgiler aktardı:

“İki aşamadan oluşan disleksi
tanılama süreci dikkat ve uzmanlık gerektirir. Herhangi bir patolojik
durum olup olmadığını belirlemek için yapılan ‘Tıbbi Değerlendirme’
aşaması, kulak-burun-boğaz, nöroloji, göz hekimleri ve çocuk
psikiyatristlerinin muayenelerini içerir. Bu aşamada psikiyatristler
tarafından çocukta öğrenme güçlüğü semptomları tespit edilmişse tıbbi
tanı konarak çocuğun eğitim hayatı içerisinde bazı yasal haklara sahip
olması sağlanır. ‘Psiko-eğitsel Değerlendirme’ aşaması ise gelişim
özelliklerinin, zekâ düzeyinin, görsel-işitsel algının,
okuma-yazma-matematik becerilerinin değerlendirilmesini kapsar. Bu
değerlendirme ile disleksi semptomlarının ne oranda seyrettiği ve
disleksinin şiddeti belirlenerek; değerlendirme sonucu çocuğun akademik
olarak yetersiz olduğu alanlar tespit edilir, bu alanları desteklemeye,
çocuğu akranlarının düzeyine ulaştırmaya yönelik bireysel bir eğitim
destek programı hazırlanır.”

Tuğba Döner, aileyle
görüşme, anamnez alma, gözlem yapmanın yanında ihtiyaç duyulursa bazı
bireysel test ya da ölçeklerden de yararlanılan Psiko-eğitsel
değerlendirme sürecinde, gerekli görülmesi halinde tanı için en çok
başvurulan testlerin WISC-4 Zekâ Testi ve CAS testleri olduğunu da
belirtti.

İlaç tedavisi olmayan disleksinin bireyin
içerisinde bulunduğu gelişim dönemi özellikleri dikkate alınarak
hazırlanan bireysel eğitim programı ve özel eğitim desteği ile
sağlandığını belirten Tuğba Döner, tedavi süreciyle ilgili de önemli
bilgiler aktardı:

“Tedavi sürecinde bireyin eğitim
hayatında yaşayabileceği sorunların en aza indirilmesi amaçlanır ve
çoğunlukla da bu mümkündür. Birey alınan bu destekler ile disleksi
semptomlarını tolere edebilir, hem sosyal hem de akademik hayata
adaptasyonu kolaylaşır. Dislektik bireylerin öğrenme stilleri diğer

bireylerden
farklı olduğu için okul müfredatına göre konuları takip etmeleri ve
öğrenmeleri zordur. Bu nedenle mutlaka bireysel eğitim desteği
alınmalıdır.”

Erken tanı ve tedavinin önemini vurgulayan
Tuğba Döner, öğrenme güçlüğü fark edilen bir çocuk için neler yapılmalı
sorusunu ise şöyle yanıtladı:

“Kişiye özel tedavi
gerektiren öğrenme güçlüğünün tedavisinde birçok önemli faktör söz
konusudur. Çocuğun yaşı, zekâ düzeyi, fark edilme zamanı, yaşıtlarıyla
arasındaki farkın ne kadar açıldığı, kaçıncı sınıfta olduğu, ailenin
evde ne kadar destek sunacağı ve alacağı bireysel eğitimin kalitesi, ek
başka bir gelişimsel sorunun olup olmadığı (dikkat eksikliği vb.) gibi
konular tedavi sürecinde fazlasıyla önemlidir. Ancak yaşıtlarıyla farkı
çok açılmamış, ilkokulun daha erken dönemlerinde tanı konmuş ve iyi bir
eğitimci ile bireysel çalışmalar yürütmüş çocukların neredeyse tamamının
yaşıtlarını yakalama ve öğrenme güçlüğünün belirtilerinden kurtulma
şansı vardır. İlerlemiş yaştaki ve yaşıtlarıyla farkı çok açılmış olan
çocuklar da ise okuma yazma yine kazandırılabilir ancak yaşıtlarını
yakalamaları bir nebze daha uzun sürebilir.”

Tuğba Döner Hakkında:

2005
yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği mezunu olan Tuğba
Döner aynı yıl MEB Özel Eğitim Sınıf Öğretmenliği programını bitirdi ve
Özel Eğitim Uzmanı unvanını aldı. 2005 yılından beri çeşitli özel
kurumlarda bireysel ve grup eğitmeni olarak çalışan Tuğba Döner,
2006-2008 yılları arasında da Japonya’da çeşitli özel eğitim
kurumlarında Gözlemci Eğitmen olarak çalıştı. 2011 yılında ‘’FARKLI
OLSAK DA MUTLULUĞUN RESMİ AYNIDIR’’ adlı fotoğraf sergisini
projelendirdi ve İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin çeşitli
yerlerinde sergiledi. Tuğba Döner halen Disleksi Merkezi çatısı altında
çalışmalarını sürdürmektedir.

Eğitim aldığı konu başlıkları; Özel
Öğrenme Güçlüğü Çeken Çocuklarda Okuma Yazma Yöntemleri, -Hiperaktivite
Ve Dikkat Eksikliği Olan Çocuklardaki Dikkat-Hafıza Çalışmaları, Özel
Öğrenme Güçlüğünde Matematik Öğretim Yaklaşımları, -Davranış Bozukluğu
Gösteren Çocuklarda Davranış Değiştirme Metotları, Çeşitli İlkokul ve
Okul Öncesi Değerlendirme Ölçekleri, Disleksi Tedavisi, Yöntemleri.

Disleksi Merkezi Hakkında:

2010
yılından beri uzman kadrosu ile özel öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği
ve hiperaktivite bozukluğu alanlarında hizmet veren Disleksi Merkezi
öğrenme güçlüğü tedavi sürecini; yapılan değerlendirme sonrasında elde
edilen bulgulara göre hazırlanan bireysel eğitim programları eşliğinde
gerçekleştirmekte; aynı zamanda tedavi süresince çocukları psikolojik,
gelişimsel ve akademik olarak takip etmektedir. Çeşitli terapi
merkezleri, özel kurum ve kuruluşlarda bireysel ve grup terapileri veren
aynı zamanda koordinatör olarak da çalışmalar yürüten Yrd. Doç. Dr.
Ertan Görgü de merkezin kadrosundaki uzmanlardandır. Çocuk
değerlendirmesi (WICS-R, PEP-R, AGTE, GEÇDA, Portage, DENVER, GESSEL,
CAT, Luisa Düss vb.), çocuk terapisi (analitik oyun terapisi, oyun
terapisi, çocuk psikodraması, drama) ve özel eğitim alanında (PECS,
TEACH, ABA, Sensorik Entegrasyon, Küçük Adımlar vb.) çok sayıda
sertifikaya sahip olan Görgü, bir çok kongrede konuşmacı olarak yer
almış, önemli yayınlarda makaleleri yayınlanmıştır ve değerli
araştırmaları mevcuttur. Ayrıca farklı üniversitelerde dersler vermiş ve
halen bir vakıf üniversitesinde ders vermeye devam etmektedir.

Detaylı bilgi için www.disleksi.com.tr adresini ziyaret edilebilirsiniz.

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi yazınız