Ana sayfa ali aktaş EKONOMİK KRİZ YOK DİYENLER VE TOPLUCA ÖLÜME GİDENLER

    EKONOMİK KRİZ YOK DİYENLER VE TOPLUCA ÖLÜME GİDENLER

    13
    0

     

    Kim ister bile bile ölüme gitmeyi?
    Kim ister zamanı gelmeden ölmeyi?
    Aklı başında olan hangi insan ister?

    Hiçbir kimse istemez…
    Az-buçuk aklı yerindeyse…
    Ekonomik bir sıkıntısı yoksa..
    Yaşadığı dünyadan şikayeti yoksa…
    Kimselere muhtaç olmadan onuruyla dimdik ayakta yaşıyorsa..
    Niye bile-bile ölüme lades deyip; intihar etsin ki?
    Ama gidiliyor işte…

    Hatta eskiden ekonomik bunalıma girince aile reisleri intihar ederek ölümü seçerdi…
    Son günlerde aile üyeleriyle birlikte ölüme gitmeler başladı..

    Bundan bir-iki hafta önce İstanbul-Fatih ilçesinde 4 kardeş ekonomik bunalıma girince ‘siyanürle’ intihar etmeyi seçtiler..

    Ardından birkaç gün sonra Antalya’da 4 kişilik bir aile aynı siyanür yöntemiyle ölüme gitmeyi tercih edip intihar ettiler…

    Ve bu kezde yine İstanbul-Bakırköy’de yaşayan 3 nüfuslu bir aile ekonomik bunalıma girince siyanür zehriyle intihar ettiklerini söylediler…

    Eskiden tabancayla kafaya kurşun sıkılarak intihar edilirdi…
    Bir odada tavana asılan bir iple intihar edilirdi…
    Boğaz köprüsünden denize atlanarak intihar edilirdi…
    Vesaire, vesaire…
    Buna bezer yöntemlerle ölüme gitmek tercih edilirdi…
    Şimdi siyanürle intihar etme yeğleniyor…

    Yönetsel güçler her ne kadar;
    “Ekonomik kriz yok”
    “Eskisi gibi enflasyon yok”
    “Paranın alıp gücü şok şükür çok” deseler de…
    Bu konuda akşam-sabah nutuk atsalar da…

    Şu ana kadar -gurup halinde- ve ailelerin toplu halde intihar etme gerekçelerinin altında ‘ekonomik nedenlerden’ dolayı yaşanan bunalımlardan ileri geldiği söyleniyor…

    Ancak yönetsel güçler ve onların sözcüleri, yağcı ve yağdanlıkları her ne kadar; “Ülkemizde çok şükür bir kriz belirtisi yok” deseler de…

    Yine kendilerinin kaleme aldıkları istatistikler diyor ki;
    Ekonomik nedenlerden dolayı, bugün 7 milyon kişi icralık ve 25 milyon icralık dosya olduğu belirtiliyor…

    Yani 7 milyon kişi ekonomik bunalımın fırtınasından kurtulmak için borç Okyanus’unda kulaç atıyor…

    Ancak en büyük yöneticimizin böyle bir sıkıntısı yok…
    Çünkü en büyük yöneticimiz -yan gelirlerinin dışında- ayda en az 75 milyon lire maaş alıyor…
    Üstelik aile içerisinde maaş almayan, yan geliri olmayan aile üyesi yok…

    Son 1,5 yılda ülkemizde ekonomik kriz nedeniyle toplamda 20 bin 601 iş yeri kapanmış…

    Ancak öte yandan -dışarıdan atanan- ‘bakanlarımız’ ayda 30 bin lira gibi bir maaş aldıkları gibi onların; Hastaneleri, özel okulları ve Turistik İş yerleri tıkır tıkın çalıştığı için herhangi bir ekonomik krizle karşı-karşıya gelmiyorlar…

    Hızlandırarak sıralayacak olursak; (resmi rakamlara göre)
    Ülkemizde 16 milyon kişi açlık sırında yaşıyormuş…
    Resmi rakamlara göre 4,5 milyon kişi iş arıyormuş…
    80 Milyonluk ülkede yoksul sayısı 48 milyonu buluyormuş…
    Bankalar ‘kredi kartı borcunu’ tahsil edebilmek için 2,5 milyon vatandaşın peşinden koşuyormuş…
    Liste uzadıkça uzuyor…

    Yani sözünü ettiğimiz bu rakamların muhatabı da yavaş-yavaş ve ağırdan ağırdan ekonomik kriz eşine yaklaşıyor…
    Hatta ‘”yaklaşıyor” sözü biraz fazla ‘krizin içinde’ yaşıyor…

    Ama öte yandan 250 bin (eski hesap milyar) lira aylım maaş alan Belediye Başkanının böyle bir sıkıntısı yok…

    Her ay 21 bin(eski hesap milyar) lira alan Milletvekillerinin böyle bir ekonomik sıkıntısı yok…

    1 milyonluk Mersedes makam otosuna binip ve ayda en yükse dereceden maaş alan Diyanet İşleri Başkanının böyle ekonomik bir sıkıntıya girdiği falanda yok…
    Hatta bu toplu halde çoğalmaya başlayan intiharlar konusunda herhangi bir fikri de yokmuş gibi sus-pus oturuyor koltuğunda…

    Son söz;
    Televizyonlardaki ‘Son dakika’ uyarısı görsem, aklıma şu sıralar “acaba bu sefer hangi aile intihar etti” kuşkusu düşüyor…
    Ve bu kuşku daha sonra da gerçeğe dönüşüyor…

    BİR CEVAP BIRAK

    Lütfen yorumunuzu yazınız
    Lütfen isminizi yazınız