Ana sayfa köşe yazarları CAN AKENGİN VE MEZARI

CAN AKENGİN VE MEZARI

30
0

Manisa’da iki ayda bir yayınlanan Gönül Eri Kültür Sanat ve Edebiyat Dergisi’nin Aralık ayında çıkacak sayısına Giresunlu şair Can Akengin’i yazmayı düşündüm. Ulaşabildiğim yazılı kaynakları taradıktan sonra Giresun şehir mezarlığında bulunan mezarının da bir fotoğrafını çekmek istedim.

Şükrü Çoban Hocamla gittik Can Akengin’in mezar ziyaretine. Mezarı bulduk, Fatiha okuduk ve fotoğrafını çektik. Ancak bir nokta biraz içimizi burktu. Bunu gündeme getirmeden geçemezdik.

Can Akengin’in mezarına şiirlerinden bazıları yazılmış vakti zamanında. Ama bunlar bugün okunamayacak kadar silinmiş. Mezarın ayak tarafında üç tane levha var. Bunlardan sağ taraftaki levhada şairin Asıl Gücüme Giden başlıklı şiiri yazılı. Bu okunabiliyor.

Ortadaki ve soldaki levhada yazılanlar hiç okunmuyor.

Mezarın deniz tarafında mermerler üzerine de yazılmış bir şeyler var ancak okunmuyor. Ne zaman yazıldıysa, üzerinden o kadar zaman geçmiş ki silinmiş bu yazılar.

Biz bize konuşuyoruz ama hiç yakışmıyor… Belli ki gözden kaçmış!

Ama buna el atılmalı. Kim üstlenir bu görevi bilmiyorum ama birlerinin o yazıları okunur hale getirmesinin vakti gelmiştir. Bizden hatırlatması.

Hazır yeri gelmişken Giresunlu Şair Can Akengin’in kim olduğunu da yazalım. Özellikle genç arkadaşlarımız için kısa bir hatırlatmanın faydalı olacağını düşünüyorum.

Can Akengin 1892- 1942 yılları arasında yaşamış Giresunlu bir şairdir. Bu kısa girişten sonra yaşamından söz edebiliriz, başlıklar haline. Giresun Sultan Selim Mahallesi’nde doğdu. Babası Beyazıtoğlu Mahmut Kaptan’dır. Gerçek adı Ömer’dir.

Kapukahve İptidaisinde öğrenimine başladı. 1908 yılında Trabzon’da İdadi Okulu’na kaydoldu ancak eğitimini İstanbul’da tamamladı. Yazarlığa da o yıllarda başladı. 1910 lu yıllarda Giresun Gazetesi ve Karadeniz Gazetesi’nde Ayın Melih adıyla yazılar yazdı.

Yine yazı ve şiirlerinde kullandığı Can Akengin imzası gelecek yıllarda adının önüne geçecektir ve bu adlatanınacaktır. Günümüze de Can Akengin olarak gelmiştir.

İstanbul’da 1912 yılında Darülfünun Edebiyat Fakültesine başladı ancak 1. Dünya Savaşı nedeniyle eğitimine ara vererek Bursa’ya anne tarafından akrabaların yanına gitti. 1920 yılında Giresun’a döndü ve Işık Gazetesi’nde yazılarına devam etti. Şiir ve mizah yazıları yazdı.

Giresun Bilgi Yurdu’nun kuruluşunda görev aldı ve bir dönem başkanlığını yaptı. Bu dönem Akengin’in en verimli olduğu dönemdir. Giresun Bilgi Yurdu ise sanat, edebiyat,tiyatro, spor ve toplumsal duyarlılık açısından başlı başına Giresun için çok önemli bir kurumdur. Çıkardığı İzler isimli dergi ile bütünleşmiştir.

Atatük’ün Giresun’a geldiğinde ziyaret ettiği ve küçük salonunu yeterli görmeyip hazireye ait yapılardan birisini tahsis ettiği kurumdur. Daha sonra Atatürk’ün talimatıyla Bilgi Yurdu Halkevine, İzler Dergisi de Aksu Dergisi olacaktır.

Can Akengin 1927 yılında yeniden Bursa’ya döner. Nişanlanır ancak düğün hazırlıkları yapılırken nişanlısı ölür. Bu olaydan çok etkilenen Akengin Giresun’a gelir ve bundan sonrasında Alucra ve Şebinkarahisar’ın köylerinde yaşamaya başlar.

Yaşam şartları gittikçe kötüleşen Can Akengin 1942 yılında hastalanır, felç geçirdiği için artık konuşamaz duruma düşmüştür. Tedavi için götürüldüğü İstanbul’da ölür.

Bir şiirinde “Yalınım, yok planım; Salt gülmektir yalanım… Ün, anıt elin olsun; Ben falanım, filanım” diyenCan Akengin, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında Giresun’un yetiştirdiği çok önemli bir sanat ve kültür adamı olarak geçmiştir tarihe.

Yazı ve şiirleri ölümünden sonra Giresun Halkevi tarafından 1972 yılında kitap olarak yayınlanmıştır.

Mezarıyla ilgili bizim gördüğümüz küçük eksikler de giderilecektir.

Bu vesileyle Can Akengin’i rahmet ve saygıyla anıyoruz.

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu yazınız
Lütfen isminizi yazınız