Ana sayfa KÖŞE YAZARLARI BAKIN ŞU GAZETECİNİN YAPTIĞINA!

    BAKIN ŞU GAZETECİNİN YAPTIĞINA!

    21
    0

    Gazeteci arkadaşımız Ahmet Bilge; üşenmemiş, gitmiş, üzerinde “Bu alanda balık avlamak tehlikeli ve yasaktır” yazan bir tabela yazdırmış. Buna demir bir ayak hazırlarmış ve Allah’ın bir çayırına dikivermiş.

    Sonra da bunun fotoğrafını çekip, Daha önce burada dere vardı; derenin yatağını değiştirdiler, bahçeleri susuz bıraktılar, çevrenin suyunu kestiler diye haber yapmış. Bu da ispatı diye o fotoğrafları yayınlamış.

    Bakın şu gazetecinin yaptığına! Belli ki işi gücü kalmamış.

    Sen git tabela yaptır, buraya dik ve sonra da fotoğrafını çek ve haber yap!

    Olur mu demeyiniz, Giresun’da oldu!

    Giresun yerel gazetelerinde yer alan bir haberden çok haberin fotoğrafı gündem oldu.

    Haberin detaylarına çok girmek istemiyorum, yerel gazetelerde ve internet ortamında yeterince yer aldı zaten. Burada Giresun Valiliğinin açıklaması çok ilginç! Valilik,tabelaların sırf haber yapılmak için oralara dikildiğini ifade etmiş açıklamasında.

    Yazının girişinde anlattığımız gibi olmuş Valiliğe göre.

    Bu ilk değildir Giresun’da; geçmişte Görele’de Bekir Öztürk de henüz açılmamış ve olmayan Görele Güzel Sanatlar Fakültesi’nin tabelasını çekip haber yapmıştı da, ona da nerdeyse aynı şeyi söylemişlerdi: Bu tabelayı haber yapmak için sen mi diktin? demişlerdi.

    Belli ki habere konu olan tabelanın olduğu yerde bir dere varmış ve ilgililer o derede balık avlamanın tehlikeli ve yasak olduğunu bildiren levhalar dikmişler. Sonra derenin yatağını değiştirince tabelalar Karadeniz fıkralarına konu olacak bir gerçek olarak varlığını sürdürmüşler. Gazeteci de fotoğrafını çekip haber yapmış.

    Dere yatağının neden değiştirildiği ayrıca bir tartışma konusu olsa da Valilik açıklaması düşündürücüdür. Valiliğin önceliği çevrenin, doğal hayatın ve yöre insanının mağduriyeti olmalıdır.

    Gazeteciler bu duruma alışıktır bizim ülkemizde. Diyelim ki bir kurumda olumsuz bir gelişme olmuştur ve bu bir şekilde basına yansımıştır. O kurum habere konu olan olumsuzluğu gidermek yerine konuyu basına sızdıran köstebeği bulmaya daha fazla ağırlık verir. Bütün enerjisini ona harcar.

    Bu da benzer uygulamadır. O bölgede yaşanan ve habere konu olan mağduriyetin giderilmesinden çok haberi yapan gazeteci ve tabelayı haber yapmak için gazetecinin diktiği konusu öne çıkmıştır.

    Çevresel mağduriyet kaynayıp gitmiştir.

    Özellikle, Gazeteciler Günü gibi etkinliklerde bir araya geldiğimiz yetkililer hep şunu söylerler: Siz bizim göremediklerimizi görüp haber yaparak bizleri uyarıyorsunuz, biz de bu haberlerden yola çıkarak o sorunları çözmeye çalışıyoruz.

    Çok önemli bir kamu hizmeti yapıyorsunuz.

    Öyleyse alın size haber! Burada bir sorun var, çözersiniz çözemezsiniz; o sizin işiniz. Gazeteci fotoğrafını çeker ve doğru kaynaklardan derlediği bilgilerle haberini yazar. Siz haberin doğruluğuna bakarsınız. O tabelayı haber yapmak için siz koydunuz diyemezsiniz!

    Her habere bu mantıkla yaklaşırsanız terör olaylarını da haber yapmak için gazeteciler başlattı ve destekliyor bile diyebilirsiniz.

    Hatta savaşları bile haber yapmak için gazetecilerin çıkardığını düşünebilirsiniz.

    Lütfen abartı olarak almayınız ama haberden çok basit detaylara bakarak kanaat oluşturmaya çalışırsanız hiçbir sorunun üstesinden gelemezsiniz.

    Şimdi, habere konu olan olaya bir bakınız ve o bölgede çevresel bir sorun yaşanıp yaşanmadığını görmeye çalışınız. Bir sorun varsa çözüm üretiniz. İlgili kurumlarla bilimsem anlamda bir çalışma yaparak son sözü söyleyiniz.

    Gazeteci haber yapmak için tabela dikti sözüne kimsenin inanmadığını biliyorsunuz.

    Gazetecinin gördüğünü siz de görmeye çalışınız en azından!

    BİR CEVAP BIRAK

    Lütfen yorumunuzu yazınız
    Lütfen isminizi yazınız