Ana sayfa KÖŞE YAZARLARI MUHALEFETİ YOK SAYMAK

    MUHALEFETİ YOK SAYMAK

    19
    0

    Her yönetimde iktidar vardır ancak muhalefet sadece demokrasilerde vardır.

    Demokrasinin nimetlerindendir.

    Baskın ve baskıcı yönetimlerin ortaya çıkmasını önleyen bir değerdir. İktidar sarhoşluğu ve güç algısıyla zaman zaman hatalar yapma ihtimali olan yönetimlerin uyarılması gerekliliğinden doğmuştur.

    Ancak muhalefeti yok saymamak şartıyla! Muhalefeti yok sayan yönetimlerin hata yapma ihtimalleri oldukça yüksektir. Muhalefete önem vermek, muhalefetin görüş ve düşüncelerini değerlendirmek siyasi bir erdemdir aynı zamanda. Yönetimleri daha da başarılı kılar. İktidarla muhalefetin uyumlu olduğu yönetimlerde halk daha da rahattır.

    Bu genel değerlendirmeleri doğrulayacak çok önemli gelişmeler yaşadık Türkiye’mizde. Genelde biz de iktidarlar muhalefeti yok saymayı marifet sayarlar. Yok saymak bir yana, muhalefetle istişare etmekten vazgeçtik, açık açık dışlama yolunu seçerler.

    Oysa muhalefetin birçok eleştirisinin doğru olduğu zaman içinde anlaşılır ancak iş işten geçmiştir. Ülke zarar görmüştür. İnsanlar sıkıntılar çekmiştir.

    Yakın tarihimizde ülkemizin yaşadığı bazı gelişmeleri kısaca hatırlamakta fayda var.

    Bugün terör örgütü diye tanımlanan yapılanmanın kamuya, askeriyeye, emniyete, eğitime ve hukuka sızdığı muhalefet tarafından dillendirildiğinde iktidar burun kıvırmış, buna kargalar bile güler demişti.

    Keşke iktidar bu eleştirileri dikkate alsaydı da ülkemiz 15 Temmuz’u yaşamasaydı.

    Şimdi sormak lazım: Örgüt buralara sızmış mı? Yapılanmış mı? Bu birimler üzerinden ülke yönetimini ele geçirmeye, hatta darbe yapmaya kalkışmış mı?

    El cevap: Bizi kandırdılar! Ne yapacaklardı peki?

    Kamu personeli seçme sınavında muhalefet bas bas bağırdı. Sorular belli gruplara verildi, dağıtıldı ve sınavı bunlar kazandı dedi. Yönetim dudak büktü, ciddiye almadı. Olmaz öyle şey dedi. Bunları da nerden uyduruyorsunuz diye çıkıştı.

    Şimdi o döneme dair davalar devam ediyor. Sorular çalınmış veya dağıtışmış. Binlerce gence haksızlık yapıldı muhalefetin uyarmasına rağmen. O gençlerin gelecekleri karardı.

    Ya şu Ergenekon konusuna ne demeli? Bunlar düzmece davalar demekten muhalefetin dilinde tüy bitti. İktidar, ya hu ne oluyor demek yerine Türkiye bağırsaklarını temizliyor diyecek kadar işi hafife aldı. Bu da yetmedi davanın savcılığını üstlendi.

    Sonra her şeyin kumpas olduğu ortaya çıkmadı mı? Yetkilendirdiğiniz savcıların ve hâkimlerin hepsinin örgüt üyesi olduğu anlaşılmadı mı?

    Gidip de muhalefete ellerini sıkıp, uyarlarınız için teşekkür ederiz mi dediniz? Bundan sonra eleştirilerinizi dikkate alacağız mı dediniz?

    Belli ki iktidar olmanın verdiği güçle bunları göremeyecek kadar gafildiniz, eleştirileri azıcık ciddiye alsaydınız bütün bunlar yaşanmayabilirdi. Etrafınızı saran ve size dalkavukluk yapanlar kadar muhalefeti de dinleseydiniz keşke!

    Çünkü devlet yönetiminde yapılan hatalarda pardon yoktur.

    Yıllardır Türkiye’nin göz bebeği İstanbul’u yöneten bir siyasi partinin lideri yıllar sonra İstanbul’a ihanet ettik diyebiliyor. İstanbul’a ihanet edilirken de muhalefet sizi uyarmıştır ancak siz kulak arkası edip geçmişsinizdir.

    Bugün bunu itiraf etmek İstanbul’un kayıplarını geri getirmiyor.

    Şimdi yeniden İstanbul’u tartışıyoruz. Tartışmıyoruz, iktidar kendi düşüncesini ve projesini dayatıyor Türkiye’ye. Muhalefetin de eleştirileri var. Yine dinlenmiyor muhalefet. Hiç dikkate alınmıyor. Hiç değerlendirilmiyor. Yine güç algısıyla gidiliyor işin üzerine.

    Bunda da hata yapama ihtimalinizi hiç düşünmüyorsunuz.

    Yine birileri sizi kandırıyor olabilir! Sonra pardon diyeceğiniz bir direnişin içinde olabilirsiniz. Kaldı ki siyasetinde kendine has incelikleri vardır, onu bile göz ardı etmekten geri durmuyorsunuz. Ne diyelim; Allah ülkemize ve milletimize yardımcı olsun!

    BİR CEVAP BIRAK

    Lütfen yorumunuzu yazınız
    Lütfen isminizi yazınız