Ana sayfa KÖŞE YAZARLARI KENDİ ÖYKÜM

    KENDİ ÖYKÜM

    82
    0

    Ezop’un Masalar kitabını kaybetiğimi sanıyordum.
    Bir arkadaşımdaymış…
    Getirip verdi.

    Ne de olsa helal mal?

    Ne kadar çok sevindiğimi bir başkasının anlayacağını sanmıyorum.

    Bu akşam, kitabı elime alıp rastgele birkaç masal seçip okuyayım dedim.

    İlk okuduğum masal çok güzeldi.

    Bu güzel masalı anlatmak isterim ama anlatmayacağım.

    Yeri gelirse belki bir başka yazıda anlatırım…

    Kitapta masalla ilgili bir dip not vardı. Bu not beni aldı çocukluk yıllarıma götürdü…

    İşte o dip not:
    İlkçağ insanları, kestikleri kurbanların bazı yerlerini yer, bazı yerlerini de ateş üstüne koyup kokusu tanrılara ulaşsın diye yakarlarmış.

    Bilmem size de tanış geldi mi bu ritüel?

    Sizi bilmem ama dediğim gibi beni alıp çocukluğuma götürdü.

    Çocukluğumda anam her cuma gecesi yanan ateşin üstüne hayvan yağı varsa hayvan yağı yoksa bir kaşık tere yağı atardı…

    Ana, niye böyle yapıyorsun, diye sorduğumuzda; Emriye’yle Emine’nin ruhları gelirler…
    Bu yağları, onların ruhu için yakıyorum. Yağ kokusu onların hoşuna gider. Kızlarımın ruhları garip kalmasın, derdi.

    İnanır mıydık?
    Bilmiyorum.

    Aslında anam, galiba kendi acılı yüreğine döğünnük verip rahatlıyordu.

    Anam benim; binlerce yıllık bu Anadolu maslını biliyor muydu?
    Hiç sanmam ama, her Anadolu insanı gibi önemli bir kültür taşıyıcısı olduğundan kuşku yok.

    Can anam, sen çok yaşa?

    BİR CEVAP BIRAK

    Lütfen yorumunuzu yazınız
    Lütfen isminizi yazınız