Ana sayfa KÖŞE YAZARLARI YEREL SİYASETÇİLER

    YEREL SİYASETÇİLER

    9
    0

    YEREL SİYASETÇİLER
    Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın Giresun’da yaşanan sel felaketinden sonra yaptığı ziyarette belli başlı şu üç konu öne çıktı.
    Liman sahasına yapılan siloların yıkılması
    Harşit çayı yatağında faaliyet gösteren kum- çakıl ocaklarının kapatılması
    Ve Giresun- Dereli yolunun tamamlanması.
    Sayın Cumhurbaşkanı’nın vakti olsaydı ve Giresun’un tamamını görebilseydi Eğribel Tüneli’nin açılması, Giresun çevre yolunun yapım programına alınması, tıp fakültesi hastanesinin bitirilmesi, Çavuşlu çöp tesisinin yerinin değiştirilmesi gibi konularda da talimatları olurdu.
    Belki başka konularda da diyecekleri olabilirdi.
    Şunu gördük ki devletin zirvesinin Giresun’dan ve Giresun’un sorunlarından haberi yok. Belli ki yerel siyasetçiler Giresun’un sorunlarını devletin zirvesine taşıyamıyorlar.
    Çünkü bu konular yıllardır Giresun’un yerel gündemini oluştururken yerel siyasilerin bu sorunların çözümünde çok da etkili olamadıkları görülüyor. Ya konularla ilgilenmediler ya da ulaşmaları gereken yerlere ulaşamadılar. Güçleri yetmedi.
    Yerel siyasetçiler iktidarın gücünü Giresun’da yaşama geçiremediler. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin ilçe başkanlarından il başkanına kadar hemen hepsi 18 yıllık güçlü ve istikrarlı bir iktidarı görev yaptıkları yörelerde ne kadar temsil edebildiklerini sorgulamalılar.
    Cumhurbaşkanı’nın dikkat çektiği bu üç konuya ayrı ayrı baktığımızda yerel basın ve muhalefet tarafından dile getirilen bu sorunlara bırakınız çözüm bulmayı destek verdiklerini bile söyleyebiliriz.
    Mesela liman sahasına yapılan silolar Giresun’da az tartışılmadı. Bugün sanırsınız ki bu yapılar bir gecede gökten zembille indi! Hiçbir Adalet ve Kalkınma Partili görmemiş, duymamış, bilmiyorlar… Çok şaşkınlar bu aralar!
    Bunun yanlış olduğu bas bas bağırıldı Giresun’da. Ama inatla yapımına devam edildi. Hatta bunun yanlış olduğunu söyleyenlere nerdeyse vatan haini dediler. Şimdi Cumhurbaşkanı yıkılsın dediği için taraf değiştirdiler. Yıkılır mı? Onu da zaman gösterecek.
    Harşit vadisinde yaşanan çevre katliamı da ilk defa gündeme gelmedi. Özel ve resmi kişilerin verdikleri dilekçeler yerel siyasetçilerin iktidar gücüyle sümen altı edildi deyim yerindeyse. Cumhurbaşkanı’nın on dakikada gördüğünü yerel siyasetçiler onlarca yıldır göremediler. Bu sorunu devletin ilgili kurumlarına sorun olarak taşımadılar, taşıyamadılar.
    Ve bir türlü bitmeyen Dereli yolu; Bunu da ilgili platformlarda gerektiği kadar savunamadılar, anlatamadılar ya da etkin olamadılar.
    Adalet ve Kalkınma Partisi yönetiminin ilginç bir felsefesi var. Öncelikle yerel ve ulusal basına kulak asmıyorlar. Muhalefetin dediklerini de dinlemiyorlar. Her konuda her şeyi bildiklerini zannediyorlar.
    Onun için de ülkeyi yap-boz veya deneme yanılma yöntemiyle yönetiyorlar.
    Liman sahasına o tesisleri yapıyorlar, yanlış diyenlere kulak asmıyorlar ve sonra da “yanlışmış yahu” deyip yıkıyorlar. Yaparken devletin kaynaklarını kullanıyorlar yıkarken de devletin kaynaklarını kullanıyorlar. Nasıl olsa devletin malı deniz diyorlar!
    Devlet yönetiminde böyle bir öngörüsüzlük olabilir mi?
    İlin sorunlarını ilgili kurumlara taşıyamayan yerel bir yapılanma olabilir mi?
    İktidarın Giresun’la ilgili yerel yapılanmasını gözden geçirmesi gerektiğini düşünüyoruz bu son gelişmelerden sonra. Belli ki yerelle genel merkez arasında bir kopukluk yaşanıyor. Bu arada olan da o ilin insanlarına oluyor.
    Şu anda Giresun sahil yolunda düşünülen dal- çık geçiş de yanlış bir projedir. Çevre yoluna ağırlık verilmesi daha doğru bir karar olacaktır.
    Bugün Giresun’un aşamadığı en büyük sorun kasaba siyasetinin yerine, çağdaş ve bilimsel teknolojiye dayalı gerçekçi bir öngörüye ulaşmış yapılanmaya sahip olamayıştır.

    BİR CEVAP BIRAK

    Lütfen yorumunuzu yazınız
    Lütfen isminizi yazınız